Çocuklarda Ahlak Gelişimi /Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN

2009-02-20 13:33:00

Toplumun işlevini yerine getirebilmesi için onu oluşturan bireylerin belli kurallara

uymaları gerekir. Toplumun iyiye ve kötüye, doğruya ve yanlışa ilişkin davranış kurallarına

ahlak diyoruz. Toplumdaki kişilere hangi davranışın iyi, hangi davranışın kötü olduğunu

ahlak gösterir. Bu şekliyle ahlak, başlangıcından itibaren hayatımızın her kesitinde varlığını,

belli değerler ya da kurallar olarak, sürdürmektedir.

Ahlak gelişimi, konusu eğitim psikolojisinin araştırma alanına girer. Psikoloji, insan

davranışını ve bu davranışların gerisindeki yapı ve süreçleri inceleyen bir bilim dalıdır.

Psikoloji, çevre, insan ve davranışlar arasındaki etkileşimi incelemeyi amaçlar. Eğitim

psikolojisi de psikolojinin bulgularının eğitim alanına uygulanması ile gelişmiş bir dalıdır.

Özelikle gelişim ve öğrenme gibi alt alanları kapsar.

Gelişim, kişide hayat boyu gözlenen düzenli ve sürekli değişikliklerdir.

Gelişimin kendine özgü ilkeleri vardır. Gelişim, kalıtım ve çevrenin etkileşimiyle, sürekli ve

aşamalar hâlinde gerçekleşir. Gelişimin kendine özgü yönelimleri vardır ve bireysel

farklılıkları da içerir.

Gelişim, dönemler itibariyle incelenir ve her gelişim döneminin farklı gelişim

görevleri bulunmaktadır. Gelişim, öncelikle doğum öncesi ve doğum sonrası olmak üzere iki

dönemde incelenir. Doğum sonrası dönem; bebeklik (0-2 yaş), ilk çocukluk (2-6 yaş), son

çocukluk (6-11 yaş) ergenlik (11, 13-18-20 yaş), genç yetişkinlik (20-35 yaş), orta yetişkinlik

(35-65 yaş) ve ileri yetişkinlik dönemleri olarak isimlendirilir.

Büyüme ve gelişim dinamik bir süreçtir. Gelişim, daha sistematik incelemek

amacıyla üç alana ayrılabilir: Fiziksel gelişim alanı, bedensel ve devinsel gelişimi; bilişsel

gelişim alanı, zihinsel ve dil gelişimini; kişilik gelişimi alanı, psikososyal ve törel gelişimi

1 Bu makale, “Çocuklarda Ahlak Gelişimi”, Eğitim Yazıları, sayı:12, İstanbul 2007, ss. ‘de

yayımlanmıştır.

2 Sivas CÜ İlâhiyat Fakültesi Din Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi. www.mehmetzekiaydin.com

Email:maydin@cumhuriyet.edu.tr

kapsar. Bu yönler birbirlerini etkilemektedir. Bedensel gelişim diğer gelişim yönlerinin

temelini oluşturmaktadır. Devinsel gelişim çocuğun kol ve bacakları ile tüm organlarını

kullanmada güç ve hız kazanması ve beden organları arasında eşgüdüm sağlaması anlamına

gelmektedir. Devinsel gelişim bedensel gelişime paralel bir seyir takip etmektedir. Devinsel

gelişimin çocuğun bilişsel ve toplumsal gelişimi üzerinde önemli katkısı vardır.

Bilişsel gelişim, bireyde akıl yürütme, düşünme, bellek ve dildeki değişmeleri kapsar.

Bilişsel gelişim öncelikle olgunlaşma temeline dayanır. Buna bağlı olarak deneyim, sosyal

geçiş ve dengeleme ile dünyayı belli bir organize içinde anlama gerçekleşir.

Bireyi başkalarından ayırt eden ve birey tarafından sürekli olarak tutarlı bir biçimde

sergilenen bireye özgü özellikler bütünü olarak tanımlanan kişiliğin, çocukluk yıllarından

itibaren nasıl bir gelişim süreci içinde şekillendiğine ilişkin farklı görüşler ortaya atılmıştır.

Kişilik gelişimi kuramlarının psikolojik ve sosyal gelişim açısından ortaya koyduğu

eğitsel sonuçların, anne baba ve öğretmenlere çocuk ve gençlerin kişilik gelişimlerini

kolaylaştırabilmeleri açısından sayısız yararları vardır. Bu nedenle onların farklı dönemlerde,

sağlıklı kişilikler geliştirebilmelerinin kolaylaştırabilmeleri için eğitimcilerin kişilik gelişim

kuramlarının verilerini dikkate almaları ve bu konuda kendilerini geliştirmeleri

gerekmektedir. Bu konuda, şu soruyu cevaplandırmakta yarar vardır: “Anne babalar ve

öğretmenler kısaca eğitimciler için, gelişimin doğasını bilmek neden gereklidir?”

Çocuklar Gelişim Özelliklerine Göre Eğitilmelidir

Bilindiği üzere eğitim, bir davranış değiştirme sürecidir ve eğitimci bu süreci

planlayan, uygulayan ve değerlendiren bir davranış mühendisidir. Eğitimde gelişim önemlidir.

Çocuğun bu dönemlerdeki gelişimsel özelliklerinin bilinmesi, özellikle ahlâk gelişimi ile ilgili

özelliklerinin bilinmesi, çocuğa verilecek ahlâk eğitiminin sağlıklı olması ve çocuk tarafından

kazanılması açısından son derece önemlidir.

Çocuk, her gelişim döneminin kendi özelliklerini yaşar. Her dönemin ihtiyaçları, ilgi

ve arzuları anne baba tarafından karşılanmalıdır. Gelişim çağlarını ve gelişim özelliklerini

bilmek, diğer eğitim alanlarında olduğu gibi ahlâk eğitiminde de çok önemlidir. Bu çağlarda

bulunan çocukların gelişim özelliklerinin bilinmesi, verilecek olan ahlâk eğitimini başarılı

kılacaktır. Bu durumu bilmeyen bazı anne babalar tarafından, gelişim çağlarındaki çocuğun

bazı davranışları, ahlâksızlık olarak görülmektedir. Burada bilinmesi gereken, bu

davranışların, o gelişim çağının doğal bir özelliği ve normal olduğudur.

Ahlâk gelişimi, çocukların belirli davranışlarını, doğru ya da yanlış olarak

değerlendirmelerine rehberlik eden ve kendi eylemlerini yönetmelerini sağlayan ilkeleri

kazanmaları sürecidir.3 Toplumun tüm değerlerine kayıtsız şartsız uymak değil, topluma

uyum sağlamak için değerler sistemi oluşturmaktır. Bireyin ahlâkî gelişimlerini bilmek, ahlâk

eğitimi açısından önemlidir. Eğitimciler, bunu bilirlerse eğitimi buna göre yönlendirirler.

Aynı zamanda, anne babanın ve öğretmenin, gencin kişilik ve ahlâkî gelişimi hakkında bilgi

sahibi olması, iki neslin arasındaki çatışmayı azaltacaktır.4

Ahlâk gelişimi, çok erken yaşlarda çocuğun etrafındakilerle ilk ilişkileri sonucu

başlar ve özellikle üç yaşından itibaren dil kullanımıyla pekişir. Birçok psikologa göre, ahlâk

gelişimi kişilik gelişiminin bir parçasıdır. Çocuk tıpkı anne babasının genel tavırlarını, cinsel

rollerini benimsedikleri gibi onların ahlâk anlayışlarını da benimser. Çocuğun anne babanın

ahlâk anlayışlarını benimsemesinde, anne babadan ve diğer yetişkinlerden takdir görme isteği

ve cezalandırılma korkusu rol oynar. Bu nedenle okul öncesi çocukluk dönemi ve o dönemde

çocuğun içinde yetiştiği çevre, çocuğun ahlâk anlayışının gelişmesinde önemli yer tutar.5

Ahlak gelişimi, çocuğun hayatının ilk yıllarında başlayan ve hayatı boyunca devam

eden içinde yaşadığı toplumun değer yargılarını kabullenme ve sosyalleşirken o toplumun iyi

ve kötülerini öğrenme sürecidir.

Ahlak gelişimi toplumun tüm değerlerine kayıtsız şartsız edilgin bir uyma değil,

topluma etkin bir uyumu sağlamak için değerler sistemi oluşturma sürecidir.

Eğer çevrenizdeki çocukları izlediyseniz, kurallara uyma konusunda çok katı davrandıklarını

görmüşsünüzdür. Onlar için bir şey ya doğrudur ya da yanlış. İkisinin ortası yoktur. Eğer bir

suç işlenmişse cezası çekilmelidir. Çocukluk ve gençlik yıllarımızda, insanların kuralları

kendi amaçları için değiştirdiklerini, bazıları için kuralların uygulanıp bazıları için

uygulanmadığını gördüğümüzde, hayal kırıklığına uğradığımızı hatırlarız. Gençlik

dönemindeki idealist düşüncelerimizin nasıl törpülendiğini görürüz. Sonuç olarak, bireyin

ahlak gelişimi belli aşamalar izler.

Gelişim çağlarıyla ilgili birçok sıralama mevcuttur.6 Çocuğun ahlâk gelişimi beş

aşama şeklinde açıklanabilir:

3 Bekir Onur, Gelişim Psikolojisi Yetişkinlik Yaşlılık Ölüm, İmge Kit., 5.b, Ankara 2000, s.173.

4 Adnan Kulaksızoğlu, Ergenlik Psikolojisi, Remzi Kitabevi, İstanbul 1999, s.98.

5 Güler Okman Fişek ve Serap Maktav Yıldırım, Çocuk Gelişimi, MEB, İstanbul 1993, s.78.

6 Gelişim çağları ile ilgili olarak bak.: Mehmet Zeki Aydın, Ailede Çocuğun Ahlâk Eğitimi Nobel Yayın Dağıtım, Ankara 2007; Mehmet

Zeki Aydın, Ahlâk Öğretiminde Örnek Olay İncelemesi Yöntemi, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara 2005; Bacanlı, Hasan, Gelişim ve

Öğrenme, Nobel Yay., Ankara 2000; Meral Çileli, Ahlâk Psikolojisi ve Eğitimi, V Yayı., Ankara 198615 vd; Meral Çileli, 14-18 Yaşları

Arasındaki Öğrencilerde Ahlâkî Yargının Zihinsel Gelişim Psikolojisi Yaklaşımı ile Değerlendirilmesi, Yayınlanmamış Doktora Tezi,

AÜ. Eğitim Fakültesi, Ankara 1981, s.23-86; Fitzhugh Dodson, Çocuk Eğitimi El Kitabı, çev.;Ayşegün Durmaz, Ravza Yayınları İstanbul

tarihsiz; Beyza Bilgin ve Mualla Selçuk, Din Öğretimi Özel Öğretim İlke ve Yöntemleri, Ankara 1991, s.66-80; İ. Ethem Başaran,

Eğitime Giriş, Ankara 1990, s.126-127; Muallâ Selçuk, Çocuğun Eğitiminde Dinî Motifler, TDV Yay., Ankara 1990, s.162; Mualla

Selçuk, ”Çocuk Eğitiminde Dinî Motifler (Okulöncesi Çağ)”, İslâmî Araştırmalar, cilt:4, sayı:2, Ankara 1990, s.108; M.Emin Ay,

Çocuklarımıza Allah’ı Nasıl Anlatalım?, Timaş Yay., İst. 1995, s.24; İbrahim Canan, Peygamberimizin Sünnetinde Terbiye, Tuğra

Neşriyat, İst. tarihsiz, s.52-113; Üstün Dökmen, “Ahlâkî ( Moral) Gelişim”, Türk Aile Ansiklopedisi, T.C. Başbakanlık AAK Başkanlığı,

Ankara 1991, cilt:1, s.12-18; Ahmet Hamdi Akseki, İslâm Dini, DİB Yay., Ankara 1978, s.310; Ömer Özyılmaz, Çocukluk ve Gençlik

Çağında İslâmî Eğitim ve Psikolojik Temelleri, Pınar Yayınları, İstanbul 2003.

1. Ahlâk öncesi dönem

2. Bencillik dönemi

3. Başkalarına uygunluk dönemi

4. Duygusal vicdan dönemi

5. Akılcı vicdan ve evrensel ahlâk dönemi.

Ahlaki Gelişim Dönemleri

1.Ahlâk öncesi dönem: Bebeklik döneminde çocuğun ahlâkî davranışı yoktur.

Bebek, iyi ve kötü düşüncesine sahip değildir. Ancak üç yaşına doğru çocuk, bazı

davranışlarının iyi ve yapılması gereken, bazılarının kötü ve yapılmaması gereken davranışlar

olduğunu öğrenmeye başlar. Anne babasına bağımlı olan çocuk, onların istediklerini

yaptığında tasvip edildiğini, istemediklerini yaptığında ceza vb. olumsuzluklarla karşılaştığını

öğrenir ve buna göre hareket eder.7

Bebek yürümeyi öğrenir öğrenmez, yeni bir gelişim dönemine girer. Bu dönem, onun

çevresini etkin biçimde tanıyacağı, kendi kendine keşifler yapacağı ve kendine güvenini

geliştireceği bir dönemdir. Ne var ki, çevresini incelemek için yürüyüp durmasına kızdığınız,

onu cezalandırdığınız, yaptığının “kötü” bir şey olduğu izlenimini uyandırdığınız takdirde, bu

süreç kendine güven yerine güvensizlik oluşturur. Bu durumu şu örnekle açıklayabiliriz.

Diyelim ki, okula giden bir çocuğun eline matematik kitabını alır almaz öğretmeni, “sakın onu

açma, ona dokunma!” dese, bunu kabul etmek mümkün müdür? İşte, çevreyi keşfetmeye

çalışan çocuk nereye gider, neye dokunursa, “oraya gitme, ona dokunma!” diyen anne

babanın yaptığı da yanlıştır ve çocuğa yavaş yavaş güvensizliği öğretmektedirler. Bu çağda

yapılacak şey, evi çocuğa göre düzenlemekten ibarettir.8

İki yaşındaki bir çocuğun anne ve babası, ikinci yaşından üçüncü yaşına geçiş

döneminin ergenlik çağındaki geçiş dönemine benzediğini kavramak zorundadır. Bu

yaşlardaki çocuk olumsuz ve asidir. Çünkü o, "bebeklikten çocukluğa" geçmektedir. En çok

kullandığı söz "hayır"dır. Ne istediğini bilemez. Çocukların gelişimi, özellikle ilk yıllarda

düzenli bir çizgi izlemez. Dengeli bir dönemden sonra genellikle dengesiz ve olumsuz bir

dönem gelir. Bir genelleme yapacak olursak, bir yıl olumlu ve dengeli olan çocuk, ertesi yıl

olumsuz ve dengesiz olabilir. İki üç yaş arası da böyle bir olumsuzluk dönemidir.9 Çocukların

(hatta genç ve yetişkinlerin) hayatlarında inişli çıkışlı dönemler olabilir. Bu nedenle, çocuğun

7 Hayati Hökelekli, “Çocukta Ahlâk Gelişimi ve Eğitimi”, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi, İSAV Ensar Neşriyat, İst.1998,, s.189.

8 Dodson, Çocuk Eğitimi, s.67-68.

9 Dodson, Çocuk Eğitimi, s.287.

davranışlarının her zaman aynı olmayacağını, bir süre sonra değişebileceğini dikkate

almalıyız.

Bu çağdaki çocuk, bebeklikten çocukluğa geçiş bunalımları atlattığı için, kendine

daha bir güven duyar; çevresiyle uyum içindedir; dengeli, anlayışlı ve uyumludur. Üç

yaşındaki çocuk, kendisine söylenilenleri rahatça anlar ve isteklerini kolaylıkla dile getirebilir.

Bu da çocuğun eski gerginliğinden kurtulup kendine güven duymasına sebep olur. Bu yaştaki

çocuk, eski bencilliğinden sıyrılır; arkadaşlarıyla grup hâlinde oynamaya, oyuncaklarını

onlarla paylaşmaya başlar. Üç yaş, okul öncesi çağın en tatlı dönemidir. Çocuk hayatı, anne

babasını, arkadaşlarını sever; kendisiyle ve çevresiyle barış içindedir. Kendinden hoşnut olan

çocuk, başkalarının hoşuna gitmeyi, onların isteklerini yerine getirmeyi sever. Anne babalar,

bu dönemden mümkün olduğunca faydalanmaya çalışmalıdırlar. Çünkü bundan sonraki

dönem daha karmaşık ve sorunlu olacaktır.10

Bu dönemde, kavramlar yavaş yavaş şekillenir. Taklit, hayal gücü ve dil gelişmesi bu

dönemin başlıca zihinsel faaliyetlerini oluşturur.11 Çocuk, anne babasının değerlerini, söz ve

davranışları yoluyla kazanırken aynı zamanda davranış modelleri de almakta, bunları

alışkanlık hâline getirmeye başlamaktadır. Çocuk doğru ve yanlışı, izin verilme durumuna

göre değerlendirdiğinden, doğru davranışları yapmasına izin vermeli; yanlışlara ise, çocuğun

gelişimine zarar vermeden engel olunmalıdır. Çocukla konuşmalı, ilgi ve istek oluşturarak

onun soru sorması için ortam hazırlanmalıdır. 5-6 yaşına kadar, gerçek kavramına sahip

olmadığından, çocuğun söylediği yanlışlar yalan olarak değerlendirilmemeli, çocuk

suçlanmamalıdır. Çocuğa yol göstererek doğruları yaşamasına fırsat verilmeli, doğru

davranışları takdir ve teşvik edilerek, davranışlarında süreklilik ve alışkanlık kazanması

sağlanmalıdır.

1726
0
0
Yorum Yaz